PSİKOLOJİ BÖLÜMÜ TERCİH EDECEKLERE ISINMA TURLARI

Taban puanlar, yüzdelik dilimler vs. vs… Daha önce gördüğünüz tüm tercih rehberlerini unutun! “Dream catcher” tercih rehberi olarak “Psikoloji” okumak isteyenleri karşılaşacakları eş dost muhabbetlerine hazırlıyoruz. Şimdi bir dakikalığına gözlerinizi kapatın. “Hayallerinizi süsleyen bölümün psikoloji olduğunu” ailenize anlatacağınız ana gidin. Bakalım nasıl soru ve tespitlerle karşılaşacaksınız?

İŞTE BÖLÜM İLE İLGİLİ DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR

İlk hastan ben olacağım!

Psikoloji öğrencisi adayının duyduğu en birinci klişe sözdür. Derdi olan olmayan, alakalı alakasız her türlü kişiden gelebilme potansiyeline sahip, genel geçer bir cümledir. Daha 23.456.765.439 kez bu cümleyi duyacağından habersiz zavallı acemi öğrenci adayı, gülümseyerek ve ‘ Aa tabii ki, ne güzel, beklerim…’ gibisinden cümlelerle ve kafasından ‘Oh, ilk hastayı da bulduk!’ düşüncesini geçirerek tepki verir. Yani en başta memnundur. Fakat cümleyi başka 4-5 kişiden de duyunca hafif işkillenmeler başlar. Artık adayımız bu cümleyi söyleyenlere ‘ İlk …’ya söz verdim ama ikinci sensin bak söz’ gibi tepkiler verir. Yaklaşık 10. kişinin aynı cümleyi söylemesi üzerine durumun vahametini anlar, 12. kişi ve üstüne sadece sırıtarak ve gülerek tepki verir. Bu durum öğrencilik sırasında “Güzin Abla” moduna geçiş yapılması ile son bulur. Not: İstatistiki bilgiler tabi ki bilimsel bir veriye dayanmamaktadır.

 

Psikolog mu olacaksın, psikiyatrist mi?

Genelde bu sözün hemen ardından ‘Hangisi ilaç yazıyordu?’ sorusu gelir. Acemi öğrencimiz bu soruyu soranlara, psikolog ile psikiyatristin arasındaki tek farkın bu olmadığını, psikologların neler yaptıklarını, nerelerde çalıştıklarını, farklı psikoloji alanlarını vs. anlatmaya girişir. Dediğimiz gibi, öğrenci bu evrede henüz acemidir. Ancak bu cümlenin de tekrarlarından ve deneyimlerinden sonra öğrencimiz, açıklasa da açıklamasa da hâlâ aradaki fark olarak ilaç yazmanın akılda kaldığını fark eder. Bu durumu yenmek için bizimki doğal ilaçsız falan diye yükselen trend organik piyasasına sığınılabilir.

 

“Salla kafayı al parayı”

O kafayı sallayabilmek için ne bilgilerle doldurulacağından, ne eğitimlerden geçeceğinden, ne stajlar yapacağından habersiz olan öğrenci, bölüme başlar başlamaz bu anlayışın hiç doğru olmadığını anlar. Başlarda sadece gülümseten bu cümleyi ilerleyen dönemlerde söyleyenin vay halinedir.

PSİKOLOJİK HAZIRLIĞIMIZ TAMAM! “PEKİ, HANGİ ÜNİVERSİTEYİ SEÇMELİYİM?” DİYORSANIZ AŞAĞIDAKİ İPUÇLARINI TAKİP EDİN

Ankara’da vakıf üniversiteleri arasında ilk kurulan psikoloji bölümünde eğitim alabiliyorsanız

Kuramsal eğitimin, uygulamalı eğitimle tamamlandığı “gözlem” ve “görüşme” odalarından oluşan klinik psikoloji laboratuvarı varsa

Psikolojinin farklı alt alanlarında uzman ve alanında deneyimli akademik kadro varsa

Sektörle ulusal ve uluslararası sıkı işbirlikleri ile mezun olmadan meslek yaşamının beklentileri ve koşulları hakkında bilgi sahibi olma imkânı tanıyorsa

Etkin akademik danışmanlık, birebir öğrenci iletişimi sağlıyorsa

Kesinlikle olmanız gereken yer burası

BENDE BUNDAN İSTİYORUM DİYORSAN!